16 Mayıs 2012 Çarşamba

Oyuncu Sendikası


Oyuncu Sendikası Hakkında:


Sahne, Perde, Ekran, Mikrofon Oyuncuları Sendikası, kısa adı ile, “Oyuncular Sendikası”, “Oyuncular Sendikası Girişimi”nin yoğun çalışması ile kuruldu. Oyunculuk mesleğinin Türkiye’de hak ettiği standartlara gelebilmesi için bir sendikaya ihtiyaç olduğunu düşünen oyuncular, Oyuncular Sendikası Girişimi’ni başlattı.

Girişimin amacı, profesyonel bir yönetim modeli, profesyonel kadro; şeffaf ve katılımcı bir yapı ile tüm sahne, perde, ekran ve mikrofon oyuncularını bağımsız bir çatı altında toplamak; oyunculuğun tanımlanması ve kanunen tanınmasını sağlamak için çalışma koşullarını düzeltebilecek tek örgütlenme modeli olan Oyuncular Sendikası’nı kurmaktı.

Herhangi bir örgütlenmenin devamı, parçası olarak değil, bağımsız olarak hareket eden; bununla birlikte oyunculuk alanındaki tüm örgütlenmelerle dirsek temasında olmaya gayret gösteren; mümkün olduğunca fazla oyuncunun söz sahibi olmasını sağlamaya çalışan; sahibi olmayan, sahiplenildikçe çoğalan “Oyuncular Sendikası Girişimi”ne destek veren her oyuncu girişimin bir parçası oldu ve Girişim 29 Mart 2011’de “Oyuncular Sendikası”nın resmen kurulmasını sağladı.

Sahne, Perde, Ekran, Mikrofon Oyuncuları Sendikası (Oyuncular Sendikası) 10-11 Eylül 2011 Cumartesi ve Pazar günleri Kadir Has Üniversitesi Cibali Kampüsü’nde ilk olağan genel kurulunu gerçekleştirdi. 

Gerçekleştirilen Genel Kurul’da ,Oyuncular Sendikası ana tüzüğü gereğince belirlenen yönetim kurulu, denetim kurulu ve disiplin kurulu gibi zorunlu organlara, sendika üyesi olan asli üyeler tarafından, önümüzdeki üç yıl görev yapacak asil ve yedek üyeler seçildi.
 Oyuncular Sendikası’nın misyonu; oyuncuların var olma koşullarının sağlanması ve gerçekleştirilmesidir.

Hedefi; bu misyonu sürekli olarak ileri götürerek kapsama alanını geliştirmektir. Oyuncuları gerek sektördeki, gerek sektör dışındaki paydaşlar nezdinde güçlü ve dikkate alınır kılmayı hedeflemektedir.

Oyuncular Sendikası öncelikle oyuncuların çalıştıkları tüm alanlarda; insan haklarının, sosyal adaletin ve çalışma haklarının uluslararası standartlara getirilebilmesi için çalışmaktadır.

HEDEFLERİMİZ:
  1. Tüm oyuncular bağlı çalışan olması ve sosyal güvencelerinin sağlanması
  2. Temel çalışma koşulları elde etmek
  3. Tüm alanlarda taban ücreti belirlenmiş
  4. Oyuncuların telif haklarını devretmesi, genel uygulama olmaktan çıkmış
  5. Oyuncuların çalışma koşullarına göre işsizlik sigortasının düzenlenmesi
  6. Emeklilik priminin mesleğe göre düzenlenmesi
  7. Hiçbir oyuncunun emeklilik sorunun kalmaması
     

2 Mayıs 2012 Çarşamba



 Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, devlet eliyle tiyatro olmayacağını belirterek, tiyatroların özelleştirileceğini açıkladı.Sanatçı ve aydınların tepkileri gecikmedi:
 Orhan ALKAYA (Oyuncu): Eğer danışmanları yanlış bir bilgi vermediyse Başbakan yanlış bilgilere sahip demektir. Gelişmiş ülkeler kavramının içeriğini biliyoruz. Bunların temelinde yerel yönetimlerin tiyatrolara büyük sübvansiyon vardır. Önümüzdeki günlerde bu değişikliklerle dünyanın ilgisini oldukça çekeceğiz. Kim bize bu konuda 'siz çekilin de bundan sonra biz yapalım' diyor. Kimse kimsenin elini tutmadı. Şehir tiyatroları başka tiyatrolara da destek veriyor. Şehir tiyatrolarına dayatılan yönetmelik tiyatroyu sanatı reddeden bir niteliktekte. Biz bu mirası ustalarımızdan aldık. Kolay kolay da sokakta bırakmayız.
 
Gencay GÜRÜN: Başbakan'ı yanıtmışlar, dünyanın ileri ülkelerinde tiyatrolar devlet destekleri ile yapılır. Özel tiyatrolar klasikleri, kalabalık oyunları sergileyemezler. İngiltere'de de Fransa'da da tiyatroları devlet destekler. Sanatçılar hiçbir zaman halka yukarıdan bakmaz, parmak sallamaz, halkıyla iç içedir. Atatürk'ün çok güzel bir sözü var. Sanattan mahrum edilmiş bir toplumun can damarı kesilmiş der. Tiyatronun özelleştirmesi olmaz. Bilet parasıyla büyük oyunları oynayamazsınız. Matematiği tutmaz. İş paraya dökülürse tiyatronu içi boşaltılır.
 
Mazlum KİPER: Tiyatroyu özelleştirmek demek tiyatronun içini boşaltmak anlamına gelir. Çünkü kim, niye tiyatroyu alsın.  Alan kişi kar bekler. Para işin içine girince de tiyatro tiyatroluktan çıkar. Tiyatrocular kimseye öyle yukarıdan bakmaz bakmamıştır. Siz şimdi 98 yıllık bir kurumu özelleştireceğinizi söylüyorsunuz. Ya cehaletten ya da yalan söyleme gayretinden olsa gerek devletlerin dünyada tiyatroları desteklemediğini söylüyorlar. Oysa dünyanın her yerinde tiyatrolar desteklenir. Kültürün bir parçasıdırlar. Belediye başkanlarının atadığı danışmanları ve sanat yönetmenleri neden istifa etti bir ona baksınlar.
 
Nilgün BELGÜN: Başbakanımız tiyatrocuları çağırıp dertlerini dinleyip ortak bir karara varmıyor diye düşünüyorum. Konuşarak karşılıklı. Zengini fakiri güçlüsü güçsüzü işçisi işvereni sanatçısı zanaatçısı hepimiz bu ülkenin vatandaşıyız. Uzlaşmak durumundayız. Bu ülke bizim ve başka gidecek yerimiz yok. Benim yok en azından.
 
CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan: Devlet eliyle halkın bayramını yasaklayıp, devlet eliyle dindar nesiller yetiştirmeye, devlet eliyle resimleri duvarlardan birer birer indirmeye, devlet eliyle özel yetkili sır küpünü korumaya, devlet eliyle yargıyı, polisi özel yapıların eline teslim etmeye, devlet eliyle heykel yıkmaya, devlet eliyle dizi filmleri ve parklardaki ağaç altlarını 'takibe almaya', kimin ne yeyip içeceğini belirlemeye, sanatın içine tükürenleri yüceltmeye meyilli bir zihniyetten, devlet eliyle sanata destek vermesi beklenemezdi zaten.